*s*e*r*a*p*
Umut Fanı

Rep: 9
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 1189
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #81 : Temmuz 24, 2008, 10:40:16 ÖÖ » |
|
Oyuncu olmaya karar verdiğinde ” Aç kalacaksın ” demişti babası..; ” Hayır ” dedi , ” Sevdiğim işi yapacağım ve aç kalmayacağım ” . ” Olsun , aç kalsam da yapacağım ” demeyi aklından bile geçirmedi . Açlığa da yoksulluğa da aşina bir genç olarak bu değildi kendisine çizdiği yol . Erzincanlı Kurt ailesinin “Umut” ‘ u , bugün 26 yaşında ve 17’sinde verdiği karar onu yanıltmadı .
Kartal Topselvi ‘ den Beynelmilel ‘ e , Hatırla Sevgili ‘ den Hisseli Harikalar Kumpanyası ‘ na uzanan bir hikayesi ve geleceğe dair bir sürü planı var . Üstelik yetenekli , zeki , yetmezmiş gibi alçakgönüllü ve çalışkan . Şimdiden belli , o yeni kuşağın en parlak yıldızlarından biri olacak.. ;
Küçük yaşta evlenip İstanbul ‘ a yerleşen Cemal Kurt ile Sevim Hanım ‘ ın ilk çocuğu Umut Kurt , 17 Nisan 1981′de , zorunluluktan Erzurum ‘ da açar gözlerini dünyaya . Maddi durumları iyi değildir , zor bir hamilelik geçiren annesi doğum yapmak için Erzurum ‘ a , varlıklı babasının yanına gider . Umut 40 günlükken dönerler İstanbul ‘ a . Kartal Topselvi ‘ deki tek katlı , çatısız evlerine .
Annesi , semti güvenli bulmadığı için dışarı oynamaya bırakamaz oğlunu . Umut ‘ un çocukluğu evde sanal kardeşleriyle oyunlar kurarak geçer . Yedi yaşına kadar tek çocuktur , sonra kardeşleri Can ve Aylin doğar ama o gene yalnızdır .
Her telden birazcık.. ;
Bir yandan bağlama kursuna gider , basketbol ve futbol oynar.. ; Ders , hiç çalışmaz , zekası ve sempatikliğiyle hocaları tavlayarak geçer sınıfları . Lisede içine kapanır bir dönem . Kitaplara verir kendini . “Erzurum ‘ un hippisiydi” dediği dayısıdır kendine aldığı model . “Kafanızı kullanın , özgün olun” der yeğenlerine dayı , Umut da dinler.
Ama asıl değişimi , birkaç arkadaşıyla gittiği CHP gençlik kollarında geçirir . Önce koroya alınır , ardından halkoyunları , kickboks derken tiyatro kursuna gönderirler Umut ‘ u . Son dönemin iyi oyuncularından Ruhi Sarı ‘ nın da içinde bulunduğu Kartal Sanat Tiyatrosu ‘ na .. ; Gidiş o gidiş . CHP ‘ yi bırakır , tiyatroyu bırakmaz bir daha .
17 ‘ sinde ilk kez sahneye çıkar ” Kadınlara Özgürlük ” adlı bir 8 Mart oyununda . Mesleği bellidir artık , oyuncu olacaktır . Birkaç kez bırakmak ister , bırakır da nitekim . Nestle ‘ de plasiyerlik , Real Hipermarket ‘ te satıcılık yapar . Ama mutsuzdur , gene döner kürkçü dükkanına .
” Seni kim almadı ? ”
Arkadaşlarıyla beraber konservatuvar sınavına hazırlanırlar bu kez . Önce İstanbul Üniversitesi ‘ ni dener . Karşısında tüm ustalar , Yıldız Kenter yoktur bir tek o yıl jüride . Birinci sınavı geçer , genel kültürde heyecandan her şeyi birbirine karıştırır . ” Çalıkuşu ‘ nu kim yazmıştır ? ” sorusuna panikle verdiği ” Yaşar Nuri Öztürk ” cevabı sınavın sonu olur .
İkinci çaldığı kapı Hacettepe ‘ dir , o da olmaz . Kısacası memleketimizin pek çok parlak oyuncusu gibi Umut Kurt da konservatuvar kapılarından çevrilir . Birkaç yıl sonra onu sahnede izleyen Yıldız Kenter ‘ den duyduğu ” Seni kim almadı? Biz de hata yapabiliyoruz bazen ” cümleleri en büyük ödülüdür .
Sonunda ” Hayatımı değiştiren yer ” dediği Müjdat Gezen Sanat Merkezi ‘ nde bulur kendini . Daha deneme sınıfındayken MSM Oyuncuları ‘ nın kulisini hazırlayan , sahnenin tozunu alan hevesli genç olarak dikkat çeker ve ” Godot ‘ yu İzlerken ” adlı oyunda rol verirler ona . Sonra da teknik odanın sorumluluğunu teslim ederler Umut Kurt ‘ un ellerine . Hatta şimdiki evi olan BKM ‘ ye de ilk olarak Müjdat Gezen ‘ in ” İtiraf Ediyorum ” oyununda teknik görevli olarak adım atar .
Bu arada sesiyle de dikkat çekmektedir bağlamasıyla türkü söylediği günlerden beri . MSM ‘ deki şan hocası Meltem Taşkıran ‘ ın önayak olmasıyla ” Çizmeli Kedi ” müzikalinde oynar . O sene devamsızlıktan sınıfta kalır . Ertesi sene ikinci müzikali ” Benim Tatlı Meleğim ” gelir ve iki sene kaldığı için okuldan atılır .
Filmden filme değişti.. ;
Sonra BKM dönemi açılır hayatında . MSM ‘ den arkadaşı , şimdiki sevgilisi Ezgi Mola ile BKM ‘ nin atölyesine konuk öğrenci olarak gidip gelir önce . Derken ” atölye” de pişirdiklerini ” mutfak ” ta sunmaya başlarlar . Bir komedi kulübüdür BKM Mutfak . Oyuncuların kendi skeçlerini yazdığı , aynı zamanda içki servisi yaptığı bir kulüp .
” Beynelmilel ” in ” Haydar ” ını arayan Sırrı Süreyya Önder de ilk kez orada izler Umut Kurt ‘ u . Doğuludur , bağlama çalar , bu rol için biçilmiş kaftandır . Bir de saçını uzatıp bıyık bırakınca Haydar olarak kamera karşısında bulur kendisini .
Kısa bir süre sonra da ” Hatırla Sevgili ” dizisi gelir. Devrimci Haydar ‘ ın hemen üzerine sağcı Yaşar ‘ ı oynamak hoşuna gider Umut Kurt ‘ un . Üstelik öyle bir fiziği vardır ki , filmden filme değişir , sokakta ise kimse tanımaz onu . “Aaa şu çocuğa bir bıyık taksan aynı Yaşar ” lafları duyar olsa olsa .
Adını daha çok duyacağız..;
” Hisseli Harikalar Kumpanyası ” nın ” Cafer ” i de oldu Umut Kurt . Üstelik , Mehmet Ali Erbil ‘ in damgasını vurduğu bir rolü , onu hiç aratmadan oynuyor . Etkisinde kalmamak için Erbil ‘ i izlemeden hazırlanmış , çok da iyi yapmış . Üst üste gelen iltifatlar ve olumlu yazılar karşısında ise utanıyor . Altan Erkekli ‘ nin ” Aferin ” diye onu bağrına bastığını neredeyse gözü dolarak anlatıyor . Ustalarından söz ederken yapmacık değil , sahici bir saygı var her halinde . Ve Yılmaz Erdoğan ‘ ın yolunu benimsiyor . Sinema okumak , rol beklemek yerine kendi şansını yaratmak , kendi öykülerini anlatmak gibi bir derdi var . Bu alçakgönüllülüğünü de muhafaza ederse , besbelli daha çok duyacağız Umut Kurt adını..;
Şimdilerde ise ” Düğün Şarkıcısı ” isimli dizide bambaşka bir rolde . Gerçekten de ” Her Rolün Adamı ” olduğunu kanıtlarcasına oynuyor . Urfa ‘ dan gelmiş bir ” yağız delikanlı ” yı canlandırıyor . E haliyle çoğu Urfalı gibi onun da sesi güzel , ilk İstanbul şokunu atlattıktan sonra , kendine bir iş buluyor ve çalışmaya başlıyor .
işte burda öyle yazıyor!!!
|